/style>

}





























































ARDAHAN'DA HANGİ SİYASETCİYİ BELEDİYE BAŞKANI OLARAK GÖRMEK İSTİYORSUNUZ.


Sonuçlar
Web Stats
SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!
MENÜ 1
MENÜ 2
ARDAHAN MİLLETVEKİLLERİ
ANA MENÜ
  • <%RecentEntryTitle%>
LİNKLER
ARDAHAN FORMU
REKLAM ALANI
ARAMA
ARDAHAN TANITIM KILİPİ

GAZETE OKU

Sitene Ekle

20/8/2008

ARDAHAN HABER

h1

 
Ardahan'da Şüpheli Ölüm

Ardahan Merkeze Bağlı Bağdeşen Köyü Bülbilan Yaylası'na Arkadaşlarıyla Birlikte Gezmeye Giden İslam Ustabaş (25) Bilinmeyen Bir Nedenle Öldü. 

Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen köyü Bülbilan Yaylası'na arkadaşlarıyla birlikte gezmeye giden İslam Ustabaş (25) bilinmeyen bir nedenle öldü.

Arkadaşları tarafından Ardahan Devlet Hastanesi'ne getirilen Ustubaş'ın ölüm nedenin anlaşılamadığı bildirildi. Ardahan Devlet Hastanesi yetkilileri, gencin hastaneye ölü getirildiğini belirterek, yapılan incelemede ölüm nedeninin belirlenemediğini açıkladı. Yetkililer, cesedin ölüm nedeninin anlaşılması için Trabzon'a adli tıpa gönderildiğini ifade etti.



Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım,

“Ardahan ÖSS sınavında %100 başarı göstermiştir”

Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım, geçtiğimiz gün Ardahan’da yayın yapan yerel bir gazetede çıkan ve siyasi bir partinin köyde İl Başkanlığı yapan bir şahsın ‘Yıldırım istifa etmelidir’ açıklamasına sert tepki gösterdi. Yıldırım dün makamında gazetecilere yapmış olduğu açıklamada Ardahan’ın ÖSS sınavlarında %100 başarı gösterdiğini iddia ederek şu açıklamalara yer verdi. Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım, “2008–2009 Eğitim-Öğretim yılında Ardahan doğumlu toplam 2094 öğrenci sınava girmiştir. Bu öğrencilerden 58’i beklemede sınava girerken, 97 tane öğrenci ise bizim okullarımızdan yani lise son sınıf öğrencisi olarak sınava girmişlerdir. Şimdi benim görev yaptığım dönem itibarıyla kendi okullarımızdan mezun olan 97 tane öğrencimiz bu yıl sınava girmiş ve ÖSS sınavını kazanmıştır. Ardahan doğumlu olup 16 yıllık memurlar ve il dışında bulunan Ardahan doğumlularında sınava girdiğini ancak başarı göstermemişlerdir. Şimdi siyaset yapan bazı şahıslar, yaşça olgun olup ve öğrencimiz olmadığı halde bu arkadaşların sınavı kazanmaması nedeniyle beni suçlu buluyorlar. Hâlbuki benim dönemimde sınava giren toplam 97 öğrencinin hepsi ek puanlarla birlikte 300 puan barajını geçip, 44 tane öğrencimiz ise Türkiye’nin en güzel üniversitelerine yerleştirilmişlerdir. Amaçları sadece boş siyaset yapmakla geçinen bazı şahısların yersiz ve gereksiz açıklamaları tutarsızlıktan öte bir şey değildir” diyerek boş konuşanlara sert tepki gösterdi.

23 Şubat’a alternatif yeni okul yapılıyor

Ardahan Kaptanpaşa mahallesinde bulunan ve Karadeniz Teknik Üniversitesinin çürük ve kullanılamaz raporu bulunan 23 Şubat İlköğretim okuluna alternatif okul projesi hayata geçti. Dün makamında gazetecilerin sorunlarını cevaplayan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım, “bildiğini gibi mevcut 23 Şubat İlköğretim okulumuz çürük olduğu için kullanılamaz raporu mevcuttur. Bu konuda bakanlığımıza yapmış olduğumuz yazılı başvuru sonucunda 32 Derslik ilköğretimin yapılması için teklifte bulunduk. Bakanlık bu teklifimizi dikkate alarak Müftülük arkasında bulunan boş arsaya 32 derslikli bir ilköğretim okulunun yapılması için bütçe ayırmış olup, gerekli zemin etütleri yapılarak okulumuz şu an ihale aşamasına geldi. Buradan Ardahan halkına müjde vermek istiyorum. Yine bakanlığımıza 16 derslikli bir düz lisenin yapımı ve buna bağlı bir yurt binasının inşası için vermiş olduğumuz teklifte dikkate alınıp yakın bir süre zarfında ihaleye çıkacaktır” dedi. www.ardahanhaberleri.com


Ardahan'da Yılda 100 Ton Bal Paketleme Kapasiteli Tesis Hizmete Girdi

Ardahan Tarım Kooperatifi Tarafından Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi ve Ekonomik Yatırım Programı Kapsamında Kurulan Bal Paketleme Tesisi Hizmete Girdi. 

Ardahan Tarım Kooperatifi tarafından Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi ve Ekonomik Yatırım Programı kapsamında kurulan bal paketleme tesisi hizmete girdi.

Karagöl mahallesinde yaptırılan bal paketleme tesisinde yılda 100 ton balın paketlenebileceği bildirildi. Kafkas arı ırkının gen merkezi olan Ardahan'da kurulan bu tesisle yöre balının değerlendirilebileceğini söyleyen Ardahan Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü Zekeriya Akbaba, "Üretilen balın pazarlanmasında yaşanan paketleme sorunu kurduğumuz bu tesis ile halletmiş olduk." diye konuştu. Vatandaşların ballarının artık ellerinde kalmayacağını belirten Akbaba, tesiste paketlenen balların yurdun dört bir yanına gönderileceğini dile getirdi.

Tesisin kendilerine 150 bin YTL'ye mal olduğunu anlatan Akbaba, cuma günü Bölge Müdürü Abdullah Damcı'nın da katılımıyla tesisin açılışının gerçekleşeceğini kaydetti
.

19/8/2008

ARDAHAN HABER

h1

ARDAHAN'DA ARICILIK ENSİTÜSÜ KURULUYOR.

Ardahan'da şimdiye kadar Arı ve Arıcılık'la uğraşan insanların daha
bilinçli üretim yapabilmesi için Ardahan'da kurulması benim projelerim
arasında olan Arıcılık Ensitüsü gerçekleşmiştir.

İlimiz genelinde toplam olarak 22000 adet arılı koloni bulunmakta olup, bunların 400 tanesi eski tip kovanlardadır. Yaklaşık olarak 500 arıcı ailesi tarafından işletme başına ortalama 45 adet koloni varlığı ile arıcılık faaliyetleri bal üretimine yönelik olarak sürdürülmektedir.  Ardahan ilinde 200 ‘ün üzerinde koloni varlığı olan arıcı sayısı 100’ ü geçmemektedir. Bu da; ilimizde arıcılık faaliyetlerinin ekonomik şletmecilik prensiplerine uygun olarak ve rantabl yapılmadığını göstermektedir. İlimizin zengin çiçek flora yapısına sahip çayır-mera alanlarında uygun arı konaklatılması halinde 100 bin arı kolonisi ile arıcılık faaliyetinin sürdürülebileceği yapılan bir çalışma ile hesaplanmıştır. 

Sitemize Açıklamada Bulunan Ardahan Milletvekili Saffet KAYA Ardahan'da yukarıda bahsettiğim Arıcılığı geliştirme çalışmalarımı Sayın Başnakanımız'a ve İlimize Gelen Tarım Bakanımız Sayın Mehti EKERE Bahsederek ve desteklerini alarak Hükümetimizin gündemine taşıdık 18.08.2008 Tarihindeki Bakanlar Kurulunda kabul edilmiştir.

Resmi gazetede yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek olan kanunla Köroğlu Barajı,Kayabeyi Barajı,
TOKİ Sınır Ticaret Merkezi  Ardahan Üniversitesi Gibi Ardahan Arıcılık Ensitüsüde Ardahanımıza
yapılan yatırımlar arasına girmiştir.Biz Halkımıza hizmet etmeye gece gündüz devam edeceğiz çünkü bunun için yola
çıktık Tüm Ardahanlılara ve Milletime Hayırlı uğurlu olsun diye konuştu.

     

ARI İLE BAL OLMAYAN YERDE BAL FESTİVALİ

Her yıl Ardahan Belediyesi tarafından organize edilerek düzenlenen Bal Festivalinde Ardahan'da
bal üreticileri ballarını sergiler dereceye girenlere ödül verilir En iyi seçilen Balda
Açık artırımla satışa çıkartılır En yüksek fiati veren Balı alır Bal ağası olurdu;
        
Bu sene yapılmak istenen festivalden ziyade birilerinin gösterisi olacaktı ama olmadı
çünkü Ardahan halkı buna pirim vermedi,siyaset karışmamasını şov yapılmamasını yüksek
sesle dile getirdiği için birilerinin geri adım atmasına yetti.

 Ancak Festivalle hiç alakası olmayan balı bal ağası olmayan sadece yaklaşık 500 ile 1000
kişilik katılım ile eğlence törenine dönüşen ve dönüşmeside  iyi  olan hiç olmasa sıkılan Ardahanlılar biraz olsun
stres atmış olmasıda yararlı oldu. 
  
Bu arada asıl Ardahanı ilgilendiren Milletvekili Saffet KAYA'nın üzerinde durduğu bir çalışma
18.08.2008 Tarihindeki Bakanlar Kurulunda kabul edildi Asıl Ardahan için önemli projelerden biri daha
hayata geçerek yakında resmi gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girecek Ardahan Arıcılık Ensitüsünün
kurulması ki Ardahanlıların Bayram yapması gereken bir yatırım olduğu dile getirilmektedir.
 
Şimdi Eğlence düzenlemek için Günlerce Ardahanın Gündemini meşkul eden Dernek Başkanları
ve Eğlenceye Katılan Belediye Başkanları'nın Eğer oraya katılma amaçları Siyasi değilde
Sadece Ardahan'a faydalı bir iş içinse Yarından itibaren Ardahan Ensitüsünün kurulması için gece gündüz
uğraşan ve bu Kanunun çıkmasına vesile olan Ardahan Milletvekili Saffet KAYA'YA ve bu kanunu
çıkaran Hükümete yerel ve Ulusal Basında Teşekür Metinleri yayınlamaları gerekmezmi; Eğer yapılan
ve bu kadar tartışmalara neden olan festivali (Eğlenceyi) Ardahan için yapmışlarsa Ardahan için
Hayati önem taşıyan bu Arıcılık Ensitüsü kurulması için çıkan kanuna Bayram Yapmaları Gerekmektedir.
Tüm Ardahan Halkına Hayırlı olsun

              Öğüt; Benim Projemi Çaldı

Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt tarafından ‘Kahveden Tarlaya’ projesi çalıntı çıktı.

SHP Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar tarafından dün yapılan yazılı basın açıklamasıyla ‘Kahveden Tarlaya’ projesinin kendisine ait olduğunu söylemesi Ardahan’da şok etkisi yarattı.

Şahmar; Öğüt'ün basına verdiği demicinde Deniz Baykal iki yıl önce Ardahan'a geldi Köylerdeki kahveleri gezdi Kahveden Tarlaya Projesini başlattı. halbuki Deniz Başkal Sadece Ardahan Belediyesini ziyare etti. Partisine uğramadan hiç bir yere uğramadan Artvin yolu üzeri Ardahan'ı terk etti

 CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün yerel ve ulusal gazetelere vermiş olduğu bu projeyle ilgili açıklamaların bilgi ve emek hırsızlığı olduğunu söyleyen Şahmar; “18. 08. 2008 Pazartesi günü yerel ve ulusal gazetelerde çıkan ‘Kahveden Tarlaya Organik Tarım’ projesine sahiplenmeleri beni olağanüstü hayretlere düşürmüştür.

1999 Yılında arkadaşlarımla birlikte Ardahan’ın gizli işsizliğini çözmek için geliştirdiğimiz ve üzerine çokça çalıştığımız ‘Kahveden Tarlaya Organik Tarım’ projesini uygulamaya geçtik. İlk etapta 10 dönüm üzerine patates, 40 dönüm şekerpancarı,1 dönüm havuç, 1 dönüm taze soğan, şalgam ve turp olmak üzere çeşitli sebze tarımına başladık. 2007 yılında 54 dönüm olan ekili alanlarımızı 2008 yılında 77 dönüme çıkararak başarı elde ettik” dedi.

Bu proje Sulakyurt köyü üzerinde bulunan ve iş adamı Şefik Demirciye ait olan arazi üzerinde toplam 7 dönüm patates ekerek, 5 işsiz genci daha istihdam ediyoruz diyen SHP Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar, “bu çalışmayla birlikte toplam 45 kişi işsiz genci organik tarım üretiminde emek ve söz sahibi yaptık. Bundan da her kes memnun. Kahveden tarlaya projesinin SHP İl Başkanı Erkan Şahmar’ın olduğunu her kes çok iyi biliyor.

  Milletvekili Öğüt’ün sahiplenmesi tabi ki hoşumuza gitti, ancak emeğimizi, adımızı ve hakkımızı teslim etmenin bir erdem gereği olması gerekirken, sözde solu ve emeği savunan  Ensar Öğüt’ün bu erdemliliği göstermemesi bizi ve arkadaşlarımızı fevkalade üzmüştür. Bu projenin kendilerine ait olduğunu iddia etmeleri kocaman bir yalandan ibarettir” dedi

 Şahmar; Ardahan’daki sorunlarla ilgili proje ve programa ihtiyaçlarının olduğunu bilseydim, başka alanda ve anlamda geliştirdiğim projelerden bir kaçını Öğüt’e de verebilirdim diyen Şahmar, “geçtiğimiz yıl Ardahan’a ziyarette bulunan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ardahan belediyesini ziyaret edip kendi partisinin il binasına bile uğramadan Sulakyurt ve Değirmen köyü sapağından Artvin’e geçmiştir. Yol güzergâhında bu iki köyümüze uğramadan ve bu köylerde kahve olmamasına rağmen, Kahveden tarlaya projesini kime önerdi. Bu tamamen emek Ensar Öğütün düzmecesidir Başkalın haber olmamsın rağmen ve bilgi hırsızlığıdır. Gereğinin yapılması için tekzip isteyeceğim” dedi.

Özkan Karakaya/Ardahan



Dişleri yapılacak

Ardahan'ın Çıldır İlçesine bağlı Öncül Köyünde yaşamını sürdüren 50 yaşındaki akli dengesi bozuk Tuncay Çayır'ın diş tedavisi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yaptırılacak. Ardahan Vali Yardımcısı Halil Karbuz, "Çayır'ın dişlerinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfi tarafından yaptırılması için yetkilileri uyaracağım.Yardıma muhtar kişilerin her türlü sorunlarıyla uğraşıyoruz. Çayır gibi birkaç vatandaşımızın dişlerini yaptırdır" diye konuştu.



Çıldır'da balık ölümleri

Ardahan İl Tarım Müdürü Fevzi Karakoç, Çıldır Gölündeki balık ölümlerinin abartılacak bir durumu olmadığını belirterek, "Tespitlerimize göre 8-10 sazan balığı ölmüş" dedi.
Karakoç, yaptığı açıklamada, Çıldır Gölünde balık ölümleri ile ilgili kendilerine gelen ihbar üzerine Gölde tespit çalışması başlattıklarını söyledi. Gölün Kuzey bölgesi Doğruyol Mevkiindeki sazlıklarda kuraklıktan dolayı aşırı oluşan yosunların bıraktığı zehirli maddeden dolayı balıkların öldüğünü ifade eden Karakoç, şunları söyledi: "Bize ‘balık ölümü var' diye ihbar geldi. Bu nedenle hemen çalışma başlattık. Ancak tespitlerimiz doğrultusunda 8-10 büyük sazan balığı ölmüş. Bu durum normal, abartılacak bir durum değil. Balıkların yeniden ölmemesi için her türlü çalışma yapılacak" dedi.


Gürcistanda'ki yangının söndürülmesi için Çıldır Gölünden su

Gürcistan'daki Brojomi Ulusal Parkı'nda çıkan yangına müdahale için Türkiye'den gönderilen iki uçakla, Çıldır Gölü'nden yangın bölgesine su taşınmaya başlandı.  

Ardahan'ın Çıldır İlçesi Kaymakamı Hüseyin Yılmaz, yaptığı açıklamada, Gürcistan'ın Brojomi Ulusal Parkı'nda geçen cuma günü çıkan yangının hala söndürülemediğini hatırlattı. Yangını söndürme çalışmalarına Gürcistan'ın talebi üzerine Türkiye'nin destek verdiğini ifade eden Yılmaz, ''Bugün İstanbul'dan getirilen iki yangın söndürme uçağı ile Çıldır Gölü'nden yangın bölgesine su taşınmaya başlandı. Komşuluk ilişkileri açısından iyi bir çalışma. İnşallah yangın kısa sürede söner'' diye konuştu.



GÖLE BELEDİYESİNDE İŞ MAKİNALARI HİZMETE GİRDİ.

Göle belediyesi tarafından alınan iş makinaları hizmete girdi.

Belediyenin sahip olduğu itfaiye ve çöp araçlarının yanında alınan işmakineleride
hizmete verilmiş oldu yetkililerce iş makinalarının gerekli bakımları yapılarak halkımızın himetine verilerek
ilçemizin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar makina parkuruna sahip oldukları ve halkımızın
ihtiyacını karşılayacak duruma geldiklerini bildirmişlerdir.

Cebiroğlu, "Pirinç yerine bulgur pilavı da tavsiye ediyorum"



Merkezi Rize'de bulunan özel sektöre ait Asım Yemek Sanayi 2.nci şubesini Ardahan'da açmasıyla Ardahan'da bir ilk gerçekleşmiş oldu. İlk kez Ardahan'da açılan yemek fabrikasının açılışını yapan Ardahan Valisi Selim Cebiroğlu, "Pirinç yerine bulgur pilavı da tavsiye ediyorum" dedi.

Edinilen bilgiye göre, merkezi Rize'de bulunan Asım Yemek Sanayi'nin Ardahan'daki Karagöl Mahallesinde Şubesi açıldı. Kurban kesimiyle başlayan açılışa Ardahan Valisi Selim Cebiroğlu, Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Cemil Akdeniz ile çok sayıda Ardahan ve Rize'den davetli katıldı.
Açılışı yapan Vali Cebiroğlu, öncelikle temizlik ve hijyene dikkat edilmesini istedi. Cebiroğlu, "Benim sevdiğim işlerden biri bu iş. Ardahan'da bu işin hakkını vermeniz halinde kazanacağınıza inanıyorum Ardahan için hayırlı olsun" dedi. Daha sonra imalat ve diğer bölümleri gezen Vali Cebiroğlu, pirinç pilavı kazanını görünce, bulgur pilavının da yapılmasını tavsiye ederek, "Bildiğiniz gibi pirinç pahalı bulgura göre daha ucuz. Üstelik bulgur daha sağlıklı, bağırsakları daha iyi çalıştırıyor. Size tavsiyem bulgur pilavını da yapın" dedi. Yemek fabrikasının ortaklarından Resul Toptan ise, 13 kişinin çalışacağı yemek fabrikası, günde dört çeşit 10 bin kişiye yetecek yemek üretme kapasitesine sahip olduklarını belirterek, "Biz bu işin hakkından en iyi şekilde geleceğiz" dedi. Dışarıda oturan davetlilere yemek ikramı sırasında kısa süreliğine yağan yağmur, zor anlar yaşattı. Açılış, yaklaşık 300 davetliye yapılan yemek ikramıyla son buldu.

POSOFTA KAZA

Ardahan'ın Posof ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybederken, 4'ü çocuk toplam 7 kişi yaralandı.


Kaza, Posof-Damal karayolu 5. kilometresinde meydana geldi. Posof istikametinden Damal istikametine gitmekte olan E.A. yönetimindeki 75 AH 146 özel otomobil ile karşı yönden gelen Ethem Demirel yönetimindeki Posof Özel İdare Müdürlüğü'ne ait 75 AF 192 plakalı araç kafa kafaya çarpıştı.

Çarpışma sonucu Özel İdare Müdürlüğü'ne ait pikap sürücüsü Ethem Demirel(46) kaza yerinde hayatını kaybetti. Kazada mühendis Ali Koçak(25) ile otomobildeki E.A., Şükran Derin, A.A (4), O.C.A (9), C.D (4) ve ismi öğrenilemeyen bir çocuk olmak üzere toplam 7 kişi yaralandı. Yaralılar Posof Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalelerin ardından Ardahan Devlet Hastanesi'ne sevk edildi.
20 Kiloluk Yayın Balığı Yakaladı

Ardahan'ın Kura Nehri'nde Avlanan 38 Yaşındaki Kemal Bulut, 1.5 Metre Uzunluğunda, 20 Kilo Ağırlığında Yayın Balığı Yakaladı. 

Ardahan’ın Kura Nehri’nde avlanan 38 yaşındaki Kemal Bulut, 1.5 metre uzunluğunda, 20 kilo ağırlığında yayın balığı yakaladı.

Güçlükle kıyıya çıkardığı balığı kent merkezinde at arabası ile gezdiren Bulut, çocukların büyük ilgi gösterdiği yayın balığını 150 YTL’ye sattı. Yıllardan bu yana Kura Nehri’ne balık tumaya gittiğini söyleyen evli ve dört çocuk babası Kemal Bulut, ilk kez oltasına böylesine büyük bir balık takıldığını söyledi. Bulut "40 kişiyi rahatlıkla doyurabilecek balığı parçalayıp kilo işi satmayı düşünüyordum. Ancak, Almanya’dan gelen kalabalık bir aile talipli olunca 150 YTL’ye onlara sattım" dedi.


17/8/2008

ARDAHAN HABER

h1

 

Türkgözü Sınır Kapısı modernize edilecek

Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Latif Tosunoğlu, Türkiye-Gürcistan sınırında bulunan Türkgözü Sınır Kapısı'nın modernize edileceğini bildirdi.

Tosunoğlu, yaptığı açıklamada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Dış Ticaret Müsteşarlığından uzman kişilerin Türkgözü Sınır Kapısı'nda yaptıkları incelemede eksikliklerin belirlendiğini ifade etti. Türkgözü Sınır Kapısı'nın diğer sınır kapılarıyla aynı standarda kavuşturulacağını anlatan Tosunoğlu, ''Türkgözü Sınır Kapısı'nda yapılan inceleme sonrası eksikliklerle ilgili rapor hazırlandı. Bu rapor doğrultusunda Sınır kapımızın eksiklikleri TOBB tarafından yap-işlet-devlet modeliyle modernize edilecek. Yani Edirne'den giriş çıkış yapan biri aynı şekilde Türkgözü'nde de giriş çıkış yapacak. Yani değişiklik ile karşılaşmayacak'' diye konuştu.

Jandarmadan Esrar operasyonu

Ardahan’da suç işlemek için çete kuranlar jandarma ekiplerince yakalandı

Esrar satıcılarına yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 10 kişiden 9’u tutuklanarak cezaevine konuldu

Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin 11 Ağustos tarihinde Ardahan İl Merkezi ve Göle ilçesinde suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, uyuşturucu maddesi satmak, kullanmak ve bulundurmak suçlarını işleyen 10 kişiden biri bayan olmak üzere 8 şüpheli, Ardahan’da 2 şüpheli ise eş zamalı operasyonla İstanbul ilinde yakalamışlardır. Ardahan İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen operasyon sonucu yakalanan esrar satıcılarının üzerinden10 gr. kubar esrar ele geçirilmiştir.

Gözaltına alınan esrar satıcılarından 9′u çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilirken, diğer şüpheli ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır

Ardahan hükümet konağı 15 yıl sonra tamamlanabildi

Ardahan'ın 1992 yılında il yapılmasının ardından 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve dönemin başbakanı Tansu Çiller tarafından 1994 yılında temeli atılan Ardahan Hükümet Konağı'nın yapımı ödenek yetersizliği başta olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı 15 yıl sürdü. Ardahan Bayındırlık ve İskan İl Müdürü Ali Vedat Çiftçi, yaptığı açıklamada, 1994 yılında Karagöl Mahallesi'nde yapımına başlanan hükümet konağının inşaatının tamamlandığını belirterek, ''Binaya ilk taşınan kurum biz olduk'' dedi. Binanın bugünkü değerinin 9 milyon YTL'ye olduğunu anlatan Çiftçi, 5 katlı binanın 18 bin metrekare kullanım alanı ve 50 araçlık otoparkı bulunduğunu belirterek, bina inşaatının çeşitli nedenlerden dolayı 15 yıl sürdüğünü söyledi.  Binada 10'a yakın kamu kurumun görev yapabileceğini kaydeden Çiftçi, ''Artık binamıza taşındık. 15 yıldır bugünü bekliyorduk'' diye konuştu.

-İNŞAAT SÜRESİNCE 9 VALİ DEĞİŞTİ-

Ardahan Hükümet Konağının yapımı süresince 9 vali değişti. Ardahan 1992 yılında il olduktan sonra atanan ilk vali Yener Ünlüer döneminde yapımına başlanan hükümet konağının inşaatı süresince 9 vali görev yaptı.



Çobanların otlak kavgası

Ardahan'da iki köye ait hayvanları otlatan çobanlar arasında çıkan kavgada bir kişi yaralandı.  

Edinilen bilgiye göre, merkeze bağlı Beşiktaş ve Dağcı köylerindeki hayvanları otlatan çoban Özer Yılmaz ve İbrahim Morkoç arasında otlak sınırı nedeniyle çıkan tartışma kavgaya düştü. Kavgada yaralanan Yılmaz Ardahan Devlet Hastanesinde tedavi altına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Barış Yıldırım Festival amacına uygun değil

Barış Yıldırım amacına uygun değil

İstanbul Ardahanlılar Derneği Başkanı Barış Yıldırım; "Bir hafta içinde hazırlanan festival amacına ulaşmayacağı için biz taraftar değiliz.

İstanbul Ardahanlılar Derneği Başkanı Barış Yıldırım; "Bir hafta içinde hazırlanan festival amacına ulaşmayacağı için biz taraftar değiliz.

Çünkü Festival dernekler adına yapılıyor. Ama Milletvekili Ensar Öğüt organize de. Bunu da bütün Ardahanlılar biliyor. Siyasetin gölgesinde yapılan bir festivalde derneklerin yara alacağı kanısını taşıyoruz.

En önemlisi zamanın çok dar oluşundan dolayı gereken katılımı sağlayamazsak yine dernekler sorumlu olacaklar.

Diğer bir konuda itfaiyesi olmayan bir ilin ormanında yapılan festivalde, bir yangın büyük bir facialara neden olabilir kanısını taşıyarak başarılı olamayacağımız ve derneklere zarar vereceğimize inancımızdan dolayı sadece bu festivale katılmama kararı aldık.

Barış Yıldırım

İstanbul Ardahanlılar Kültür ve Dayanıma Derneği Başkanı


Siyasi Şov uğruna Bal festivalini şenliğe çevirdiler
bir inat uğruna Bal festivalini şenliğe çevirdiler

Kayatürk Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt İstanbul’da birkaç derneği kafaya alıp kendi şovuna alet etmiştir. Kayatürk; “Öğüt’ün arkasından gelen dernekler benimle görüşmek istediler. Ben kabul etmedim. Ardahan Şenliği yapmaları siyasi şov

Ardahan belediyesinin ekonomik nedenlerle yapamadığı Ardahan Bal Festivali’ni şenlik olarak yapmak isteyen Derneklere tepki gösteren Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk, “Ardahan’ın sorunlarını çözemeyenler, beceriksizliklerin üstünü şenlikle örtmeye çalışıyorlar” dedi. Kayatürk Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt İstanbul’da birkaç derneği kafaya alıp kendi şovuna alet etmiştir. Kayatürk; “Öğüt’ün arkasından gelen dernekler benimle görüşmek istediler. Ben kabul etmedim. Ardahan Şenliği yapmaları siyasi şov olacak.

Bu gün 4 dernek benimle görüşmek istedi ben görüşmedim. Makamımın, halkımın onaylamadığı bir şenliği bende onaylamam. Bir ilin siyasetçisi kendi asli işini bırakıp görevlerini yerine getirememiş, bu beceriksizliğini böyle alanlarda halkın gözünü boyamaya çalışarak gidermektedir. Bir siyasetçi seçildiği iline saygı gösterip, siyasetçisine halkın seçtiği yerel yöneticisine ve o şehrin kanaat önderlerine saygı göstermelidir. Bu tür hareketler memleketin insanların bölmeye, küstürmeye yönelik olur. Bu yaralarda uzun süre sarılmaz. Ardahan Eski Milletvekili Faruk Demir’in dediği gibi, “Darbe yapar gibi program olmaz. Eğer olursa Ardahan’ın huzurunu bozacak her türlü olaydan kaçınılmak lazım” dedi.

Bu tür etkinlikler siyasi ve ideolojik olmamalı. Bir siyasetçinin egolarını tatmin etmesi için yapıldığı bu etkinlikte Ardahanlıyı alet etmem. Bu yüzden ben İstanbul’dan gelen 4 dernek benim ile görüşmek istedi. Gel festivali sizin başkanlığınızda yapalım dediler. Ama ben etmedim.

Çünkü bu etkinlik ferdi hazırlanmış. Bir inat üzerine yapıldığından dolayı Ardahan’a Ardahanlıya büyük zarar verecektir. Ama Benim dışımda bir olaydır herkes hürdür yapabilir.

Çantacı Dernekçilik Dönemine Son

Çantacı Dernekçilik Dönemine Son

Beykoz Ardahanlılar Kültür ve Dayanışma Dernek Başkanı Sarı Gökçe; "Benim dönemimde ve görev yaptığım süreçte dernekçilik layıkıyla olacak.

Beykoz Ardahanlılar Kültür ve Dayanışma Dernek Başkanı Sarı Gökçe; "Benim dönemimde ve görev yaptığım süreçte dernekçilik layıkıyla olacak. Federasyonun kurulması için önemli bir sürecin başlamasında katkım olacak ve hiç bir zaman ne ben nede bir Ardahan Dernek yöneticisini çantacı duruma sokulmasına asla müsaade etmeyeceğim" dedi.

Ardahan Bal Şenliği tartışmaları sürecinde  açıklamada bulanan Başkan Sarı Gökçe; "Gurbete göç etmiş hemşehri yapısını oluşturan derneklerdir. Eğer iyi idare edilmemiş ve dernek tüzüğü dışına çıkılmışsa o dernek inandırıcılığını kaybetmiştir" dedi.

Gökçe; "Siyasi oyunlara gelip bazı olumsuzluklar yaşayıp, üyelerini küstüren dernekler güven tazelemek için çaba gösterse bile toparlanma sürecinde çok zorluklar çekecektir" diyen Sarı ###Gökçe konuşmaların şöyle sürdürdü;

Gurbetteki hemşeriler arasındaki tutkal görevini yürüten dernekler siyasete alet edildiğinde kullanıldığını hisseder. Üyeler derneğe karşı bir kin besler, küser ve o an yönetimde olanları önünün kesmek için hemşehriler arasında yerel bir dedikodu başlar ve dernek yalnızlaştırılır.

###81 Derneğimiz Var Ama Bir Federasyon Kuramıyoruz

Şimdi İstanbul'da 600 bine yakın Ardahanlı yaşamakta. Bu potansiyelin önünde de şu an mevcut 6 Ardahan il derneği, 5 ilçe derneği, 2 belde ve 75'e yakın köy derneği kurulmuş.  Ama bir araya gelme konusunda büyük bir sıkıntı içindeyiz. Bir tarafta birleştirilmek istenmiyoruz. Çükü siyasiler içimize giremeyeceği için istemez. İkici olarak dernekleri kendimize kimlik ettiğimizden dolayı bu birleşmeyi kabul etmemekteyiz.

Şimdi Ardahan'ı sevenlere sesleniyorum, bu dernekler kurulurken mahalle derneklerine kadar inip Ardahan parçalanırken neredeydiniz?

İkinci olarak her şeyi yaptık diyorsun da Ardahan Dernekler Federasyonun kurulmasında neden öncülük etmediniz? Şekil (A) dada Şekil (B) dede görüldüğü gibi Ardahan'ı sevenlerin önünü Ardahan'ı kullananlar kesmektedir.

###Ufak Tartışmalar Ardahan'ı Büyütmez

Bizimle kurulan derneklerin bölünme sürecini izlerken bizde aynı hızla güç kaybına uğramışız. Çünkü Bu Ardahan'ı yöneten siyasetçiler, dernekçiler Ardahan'ı bu çaresizlikten, geri kalmışlıktan kurtarmak ve göçü durdurmak için bir proje geliştirmişler ne de gurbete yenik düşmüş, çaresiz Ardahanlının kurtuluşu için Ardahanlıları bir araya getirip siyasi gücü sağlayıp kurtuluşa doğru toplumu sürükleyebilmişler.

###Siyasiler Elini Derneklerden Çekerse Toparlanma Başlar

Bazı siyasiler, işadamları kirasını ödeyemez duruma gelen dernekleri çantacı durumuna düşürmüşler. Başkanı ve yönetimi seyreden dernek üyesi de dernekten ve dernekçilikten umudunu kesmiştir.

Şimdi acilen Çantacı dernekçiliğe son vermek lazım. Bir Ardahan Dernekler Federasyonu kurup durumu iyi olmayan dernekleri kapatıp, dernekçiliğinde onurunu kurtarmak lazım.

###15 yıldır Festival Yapıyoruz da Ne Olmuş

Şimdi Ardahan'ı batıranlar bu festivalle kurtulacaktır diye bir kaşık suda kıyamet koparıyorlar. Ardahan Bal Festivali 8 yıldır yapıldı da Ardahan'da bal üretimi ne kadar arttı. Yabancı arıların Ardahan balını lekelerken bir katkısı mı oldu? Aslında Ardahan 8 yıldır en hızlı göçünü yaşıyor.

Bu şenlik benim dediğim olur bir iki ay bu şenlik konu edilerek politik malzeme edilir. Bana göre sadece Ardahanlıyı oyalamak için büyük bir siyasi oyun olacaktır.

Şenlikten sonra neler olacağı hep birlikte bakacağız. Bizlerin arasında büyük bir soğukluğa neden olacak, gönüller kırılacak ve gurbette şunun adamı, bunun adamı diye dernekler bölünme noktalarına çekilecek. Bunun tek sorumlusu bu festivali dayatanlardır.

###Çantacı Dernekçiliğe Son Vermek Lazım

Benim dönemimde ve görev yaptığım süreçte dernekçilik layıkıyla olacak. Federasyonun kurulması için önemli bir sürecin başlamasında katkım olacak ve hiç bir zaman ne ben nede bir Ardahan Denek yöneticisini çantacı duruma sokulmasına asla müsaade etmeyeceğim.



Şenlikleri Bırak Dernek kapanacak

Şenlikleri Bırak Dernek kapanacak

Kağıthane Ardahan Dernek Üyesi ve bir önceki olağan kongrede aday olup 3 oyla kaybeden İşadamı Bayram Bozkurt; Dernek Başkanı Güven Doğruyol 6 aydır derneğin kapısını açıp bir toplantı yapmamış. Derneğin vergi borcu kar topu gibi faiziyle artarak büyüyor

Kağıthane Ardahan Dernek Üyesi ve bir önceki olağan kongrede aday olup 3 oyla kaybeden İşadamı Bayram Bozkurt;  Dernek Başkanı Güven Doğruyol 6 aydır derneğin kapısını açıp bir toplantı yapmamış. Derneğin vergi borcu kar topu gibi faiziyle artarak büyüyor. Hiç bir üyenin iznini almadan festivallerde fink atacağına derneğin kapasına vurulacak kilidi düşün.

Bozkurt; "Güven Doğruyol kongredeki verdiği hiçbir vaadini yerine getirmedi. Dernek kapalı 1-2 ayda bir işi olursa gelir açar, işini bitirir gider. Ne bir toplantı ne dernek hakkında bir çalışmaya üyelere anlatacak bir toplantı yapmamış" diyen Bozkurt konuşmaların şöyle sürdürdü; "Bizim Ardahan İl Derneği hiçbir etkinlik yapmamış.  Bir futbol turnuvası yapmış içi şike dolu başka köylerden kayıt dışı futbolcu getirilip oynatılmış. Bunun gibi organize bozukluğu nedeniyle bütün Ardahanlılar bir biriyle tartışmış ve aralarına soğukluk yaratılmasına neden olmuştur. En önemlisi Ardahan Derneği bir Bağdeşen, bir Yalnızçam Köy Derneği kadar olamamış ne bir piknik nede bir Festival yapmamıştır.

###Derneği Siyasetçiye Alet Etmiştir.

Bu kadar derneğe zarar vermek yetmemiş, biz dernek üyelerinden izin alınmadan

Üyelerinin hiç birinin haberi olmadan Ardahan Şenliğini milletvekiliyle yapmaya karar vermiş. Ardahan Belediye Başkanını derneğin karşısına almış, Ardahanlılar arasında büyük tartışmaya derneğimizi alet etmiştir. Buna hakkının olmadığını düşünüyorum.

Sn. Doğruyol Daha önceki toplantılarda Ardahan milletvekili dernekleri bu hale getiren birisidir, derneğe sokmayacağım dediğini hatırlatmak isterim.

###Derneğin 5 Milyar Küsür Borcu Vardı

Kongrede ben dedim ki seçilersem 5 bin YTL ödeyeceğim dedim. Benden sonra söz alan Doğruyol dedi ki, ben seçilirsem bu borcu ödemeyi taahhüt ediyorum.

Seçimlerden sonraki yapılan toplantıda borcu ödemek için üyelerden para toplamak isteyince ben karşı çıktım. Hani siz bu borcu ödeyeceğinize dair üyelerimize söz vermiştiniz dedim. Doğruyol bana şu cevabı verdi "Biz maaşlıyız bu borcu ödeyemeyiz" dedi.

###Biz Derneği Satmıyoruz

Aynı toplantıda dedim ki, derneğimizin vergi borcu her geçen gün artarak devam ediyor. Ben bu derneğin yaşaması için borcu ödeyeyim. 10 bin YTL vereyim. Bu derneği bu dar boğazdan kurtaralım deyince, Bu levhayı indirmeyelim, yine Güven Doğruyol biz derneği satmıyoruz deyince çok üzüldüm. Dernek alınan, satılan bir kurum değil ki, Ardahanlıların ortak malıdır. Daha bir bilgisayarı yok.  Derneğimizi nasıl teslim almışsa öyle teslim etmesini istiyoruz. Doğruyol'un bu tutumunu bütün üyelerimizin vicdanı mahkemesine bırakıyorum.




İst.Hanak Dernekler Birliği Başardı

İst.Hanak Dernekler  Birliği Başardı

Hanak Dernekler Birliği ilk etkinliğini başarılı öğrencileri ödüllendirerek yapmıştır. Oktaylar Düğün Salonunda başarılı öğrencilerimizi velileriyle birlikte bir araya getirerek bir ödül töreni düzenledik

İstanbul'da kurulu olan Hanak Köy ve Mahalle Dernekleri olarak, Başta Hanaklılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Alacam Mah. Derneği, Avcılar Mah. Derneği, Baştoklular Köyü Derneği, Çayağzı Derneği, Dilekdere Derneği, Geç Köy Derneği, Karakaşlar Derneği, Oğuzyolu Derneği, Sazlıçayır Derneği, Aşağı Aydere Köyü Derneği, Yukarı Aydere  Köyü Dernekleri ortak bir anlayış ve kararla Hanak Dernekleri birliğini oluşturduk. Bu oluşuma katkı sunan ve olağan üstü emek sarf eden köy ve mahalle dernek başkanlarına, yön. kur.  Üyelerine teşekkür ederim. Birlikten güç doğar bilinciyle her alanda ortak hareket edeceğiz.

Tabiî ki bu birliktelik kolay sağlanmadı, düzenli toplantılar yapılarak birlikteliğin önemi tartışıldı.

###Başarıyı ödüllendirdik

Hanak Dernekler Birliği ilk etkinliğini başarılı öğrencileri ödüllendirerek yapmıştır. Oktaylar Düğün Salonunda başarılı öğrencilerimizi velileriyle birlikte bir araya getirerek bir ödül töreni düzenledik. Bir yandan türkü ve şarkılarla bu öğrencilerimizi eğlendirdik diğer yandan hak ettikleri başarının karşılığını birer plaketle ödüllendirip öğrencilerimizle teşvik ettik öğrencilerin sevinçleri velilerin birlik olarak bizi çok mutlu kıldı. Bu tür etkinliklerimiz düzenli olarak devam edecektir,

Öğrencilerimizin başarısına karşılıksız katkı sunan Ana Sınıf Dergisi, Yüksel Dershaneleri yöneticilerine birer plaket vererek teşekkür ettik.

Etkinliklerimizde bizleri yalnız bırakmayan İstanbul Radyosu sanatçılarından Tekin Büyükkaya'ya gazetemiz aracılığıyla teşekkür ederim.

Etkinliklerimizi kamuoyuna taşıyan yerel basınımıza da teşekkür ederiz. Dernekler Birliği olarak ileriye dönük hedeflerimizden biride Hanak'ta festival yapmaktır. Biz Hanak derneklerini bir arada görmek istiyoruz.


ARDAHANDA HAYVAN SAĞLIĞI İLE İLGİLİ TARIM MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN BİLDİRİ DAĞITILARAK
                               2008 YILI SONBAHAR DÖNEMİ
                                    ÇALIŞMALAR BAŞLADI

Bilindiği üzere İlimiz ekonomisi tamamen hayvancılığa dayanmaktadır. Tek geçim kaynağı olan hayvancılığımızın; daha verimli, sağlıklı ve kaliteli yapılması hayati önem taşımaktadır. Bu çerçevede, köy muhtarı ve idare heyetlerine, köy halkına rehberlik etmesi ve aşılama çalışmaları için köylerine gelen ekiplere yardımcı olunması açısından büyük görevler düştüğü gibi yetiştiricilerin de bu yönlü çalışmalara gerekli ilgi ve duyarlılığı göstermesi gerekmektedir.

 

            1- Şap (Dabak) hastalığının ortaya çıkmaması için köyünüzdeki sığırların yılda iki kez ve koyunların ise bir kez mutlaka aşılanması gerekir. İlkbahar döneminde yapılan aşının bağışıklık sağlama süresi Eylül ayı itibariyle bitecek olup, hastalığın ortaya çıkmaması için ikinci aşılamanın derhal tekrarlanması gerekmektedir. Bu amaçla 2. dönem aşılama kampanyası Eylül-Ekim aylarında yapılacaktır. Muhtarlar, 1 Eylül 2008 tarihinden itibaren kurumumuza müracaat ederek, köyleri için belirlenecek aşılama tarihini yetiştiricilere ilan edecekler. Kurbanlık hayvanların sevklerinde de bu dönemde yapılan aşılama dikkate alınacaktır.

Aşılama ücretleri, “Türkiye’de Şap Hastalığının Kontrolü Projesi” kapsamında karşılanacak olup, yetiştiricinin aşılama ücretine katılımı, hayvan başına sadece 0,40YTL olacaktır. Hayvanlarını aşılatmayan yetiştiricilere ise 1.000 YTL idari para cezası kesilecektir.

 

2- Brucella (yavru atma) hastalığına karşı 3-6 aylık dişi danalara yönelik aşılama çalışması devam etmektedir. 3-6 aylık dişi buzağılara brucella aşısı yapıldığı zaman tüm gebelikleri boyunca bu hastalığa karşı korunmuş olacaklardır. Damızlık hayvanlar, bu buzağılardan seçilmelidir.

 

3- Hayvan sevklerinde belirtilen kurallara titizlikle uyulacaktır. Sığırlarda; kulak küpesi, menşe şahadetnamesi ve şap aşısı, Atlarda; kimlik belgesi ve menşe şahadetnamesi,  Koyunlarda; şap aşısı ve menşe şahadetnamesi, Arılarda menşe şahadetnamesi ve ilaç kayıt defteri eksik olanların (Artvin’den gelen arıcılar için, konaklama izni ve getirilen veteriner sağlık raporu) sevkleri yapılmamaktadır. Ayrıca, hayvan sevk işlemleri mutlaka mesai saatlerinde yapılmalıdır. Mesai dışında hayvan sevkleri yapılmamaktadır.

 

            4- Köy muhtarları kendi köyüne ait olmayan hayvanlar için hiçbir şekilde menşe şahadetnamesi düzenlemeyecekler. Hayvan sahibinin ve hayvan satılmış ise alan kişinin adı, soyadı, adresi ve araç plaka no tam olarak yazılacaktır. Menşe şahadetnamelerinde işletme numarası,  küpe numaraları, düzenlendiği tarih, cilt numarası okunaklı bir şekilde yazılacak ve verilen menşe şahadetnameleri kayıt defterine işlenecektir.

 

5- Aşı çalışmaları sırasında küpesiz kalan buzağıların (sadece 0-6 aylık) küpeleri takılacak ve kayıtları yapılacaktır.

 

6- Tek tırnaklı hayvanlarla (at-eşek-katır) ilgili yapılacak tüm işlemlerde kimlik belgesi istenecektir.     

 

            7- Sağlıksız hayvan barınakları önemli ekonomik kayba neden olmaktadır. Ahırlarda yeterli sayıda aydınlatma penceresi ve havalandırma bacaları yapılmalı, zemini düz ve çatılı olması sağlanmalıdır. Havalandırma bacaları hiçbir mevsimde kapatılmamalıdır. Parazitlere karşı ahırlar ve hayvanlar 6 ayda bir ilaçlanmalıdır.

 

            8- Bölgemizde sundurma alışkanlığı olmadığından ve yaz döneminin de aşırı yağışlı gitmesinden dolayı biriktirilen ot ve samanlarda aşırı çürüme ve küflenme oluşmaktadır. Ya da güneşte aşırı solma ve kuruma ile gıda değeri kaybolmaktadır. Bu şekildeki kaba yemler, sindirim bozukluğu ve gebe ineklerde kesinlikle yavru atmalara neden olmaktadır. Yavru atmaların önüne geçebilmek için gebe ineklere küflü, çürümüş, donmuş ot-saman verilmemeli, yeterli miktarda ve ılık su verilmelidir. Ayrıca doğumuna 2-3 ay kala yemlerine vitamin-mineral takviyesi yapılmalıdır.

 

9- Kuş gribi salgınına karşı tavuk, horoz gibi kümes hayvanları ile yabani kuşların temas etmesini önleyecek şekilde kuş teli veya ağla örterek sınırlandırılması ve kaz, ördek gibi suda yaşamaya ihtiyaç duyan kümes hayvanları ile tavuk, horoz, hindi gibi suda yaşamaya ihtiyaç duymayan kümes hayvanlarının aynı kümeste bulundurulmaması gerekmektedir.

 Bilgi edinilmesi ve gereği önemle duyurulur.     



BTK DEMİRYOLUNUN DURUMU

Bakü-Tilflis-Kars (BTK) Demiryolu projesinin, Gürcistan, Güney Osetya ve Rusya savaşında sekteye uğraması yönündeki endişelerin dile getirilmesinden sonra gözler BTK'ya çevrildi.

BTK'nın Türkiye ayağında kısa süre önce çalışmaların başlatıldığı Kars'ta Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, kaygıların yersiz olduğunu belirterek, "Bu inşaatın durması, BTK demiryolu çalışmalarının durması diye bir şey söz konusu değil. Bana göre kaygılanmamak lazım" dedi.

BTK'nın Kafkasya'daki savaştan olumsuz etkileneceği yönündeki endişeler üzerine İHA'ya açıklamada bulunan Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, "Başlayacak Dünya Savaşının ateşleyicisi Kafkasya olacaktır. Çünkü Kafkasya, çok kültürlü, çok uluslu milletlerin bir arada yaşadığı ve her birinin diğerleriyle problemlerinin çok yoğun olduğu bir bölge. Her an ateşlenmeye hazır bir barut fıçısı gibi olduğunu unutmamak gerek. Kafkasya'da barışın temsiline yönelik çalışmalara Belediye olarak, sosyal ve kültürel etkinliklere ağırlık vererek öncülük yapmak niyetinde olduğumuzu her zaman söyledim. Çünkü Kafkasya'da oturmuş ülkenin oturmuş bir Belediye Başkanı olarak bu tür etkinliklere ev sahipliği yapıp Kafkasya'nın Davos'u olmaya aday bir kent olduğumuzun mesajını sürekli verdik. Gerçekten bu savaş bir kez daha gösterdi ki barış için çok çaba sarf etmek gerekmektedir. Onunla ilgili festivallerimiz, insanlık anıtı, Sınır Ötesi Bölgesel İşbirliği, Kafkasya Kurultayları bu barış sürecini tetikleyen, hızlandıran adımlar olmuştur. Çoğu kez baltalanmaya çalışılmış olmasına rağmen bu bölgenin ne kadar önem arz ettiğini birilerinin de görmesi gerektiğine inanıyorum. En azından o zamana kadar dünyada ve bu bölgede çok şey değişecek. Bu savaş bitecek. Bu inşaatın durması, BTK demiryolu çalışmalarının durması diye bir şey söz konusu değil. Bana göre kaygılanmamak lazım. Zaten Kars'ın ve Türkiye'nin geleceğinin projesi olan BTK çok önemlidir. Proje Türkiye tarafında devam ediyor, şimdilik bir kaygımız yoktur" şeklinde konuştu.





Türk kamyon şoförleri savaşı anlattılar

Gürcistan ile Rusya arasında savaş sürerken, Gürcistan'da bulunan Türk kamyon şoförleri yaşanan savaşı anlattılar.

Gürcistan'da savaşın içinde olduklarını belirten ve Ardahan'ın Posof ilçesindeki Türkgözü Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye geçiş yapan Türk kamyoncular, "Durum çok berbattı. Biz Gori'ye gelirken Rusya, Gori'yi bombalıyordu. Zaten Gori'yi bombalamışlardı. Yangınlar vardı, insanlar can havliyle koşuyorlardı. Biz de zor bela kendimizi kurtardık oradan" dedi.

Öte yandan Posof'ta yaşayan vatandaşlar savaşın bir an önce tam anlamıyla son bulmasını istediklerini belirtiler.

YÖK, Yeni Kurulan Üniversiteler için Tedviren Rektör Görevlendirmesi Yaptı

 

 

Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) Dün Gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısında; Yeni Kurulan ve Henüz Rektör Ataması Yapılmayan Üniversitelere Tedviren Rektör Görevlendirmeleri Yapıldı. Toplantıda, Bazı Fakültelere Dekan Ataması da Yapıldı. 

Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) dün gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında; yeni kurulan ve henüz rektör ataması yapılmayan üniversitelere tedviren rektör görevlendirmeleri yapıldı. Toplantıda, bazı fakültelere dekan ataması da yapıldı.

YÖK'ün dün gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında, 16 üniversitedeki çeşitli fakültelere dekan ataması yapıldı. Ayrıca yeni kurulan ve henüz rektör ataması gerçekleştirilmeyen üniversitelere, rektörleri Cumhurbaşkanlığı tarafından atandığı tarihe kadar tedviren görevlendirmeler yapıldı.

Dekan atamaları ve tedviren yapılan rektör görevlendirmeleri şöyle:

Dekan atamaları:

-Abant İzzet Baysal Üni. Eğitim Fakültesi: Prof. Dr. İsmail Hakkı Demirtaş.

-Abant İzzet Baysal Üni. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi: Prof. Dr. Mahmut Acımış.

-Anadolu Üni. İşletme Fakültesi: Prof. Dr. Mehmet Necdet Timur.

-Anadolu Üni. İletişim Bilimleri Fakültesi: Prof. Dr. Nejdet Atabek.

-Canakkale 18 Mart Üni. Su Ürünleri Fakültesi: Prof. Dr. Şükran Cirik.

-Harran Üni Ziraat Fakültesi: Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu.

-Hitit Üni. İlahiyat Fakültesi: Prof. Dr. Ferhat Koca.

-İstanbul Üni. Fen Fakültesi: Prof. Dr. Seyhan Altun.

-İstanbul Üni. Veteriner Fakültesi: Prof. Dr. Muammer Halit Uğur.

-K. Maraş S. İmam Üni. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi: Prof. Dr. Süleyman Tolun.

-Kırıkkale Üni. Mühendislik Fakültesi: Prof. Dr. Veli Çelik.

-Muğla Üni. Su Ürünleri Fakültesi: Prof. Dr. Ahmet Nuri Tarkan.

-Mersin Üni. Eczacılık Fakültesi: Prof. Dr. Şahan Saygı.

-Niğde Üni. Eğitim Fakültesi: Prof. Dr. Enver Aydın Kolukısa.

-Niğde Üni. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi: Prof. Dr. Adnan Görür.

-Selçuk Üni. Meram Tıp Fakültesi: Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı.

-Selçuk Üni. Mesleki Eğitim Fakültesi: Prof. Dr. Kadircan Özkan.

-Süleyman Demirel Üni. Diş Hekimliği Fakültesi: Prof. Dr. Fatma Yeşim Bozkurt.

-Süleyman Demirel Üni. Fen-Edebiyat Fakültesi: Prof. Dr. Yusuf Ayvaz.

-Süleyman Demirel Üni. İİBF: Prof. Dr. Hasan İbicioğlu.

-Süleyman Demirel Üni. İlahiyat Fakültesi: Prof. Dr. Kemal Sözen.

-Süleyman Demirel Üni. Orman Fakültesi: Prof. Dr. Musa Genç.

-Süleyman Demirel Üni. Ziraat Fakültesi: Prof. Dr. İbrahim Erdal.

-Uşak Üni. Fen-Edebiyat Fakültesi: Prof. Dr. Saim Savaş.

-Yüzüncü Yıl Üni. İlahiyat Fakültesi: Prof. Dr. Abdülbaki Güneş.

-Z. Karaelmas Üni. Tıp Fakültesi: Prof. Dr. Necmettin Aydın Mungan.

- Z. Karaelmas Üni. Fen-Edebiyat Fakültesi: Prof. Dr. Mustafa Sözen.



Bazı üniversite rektörlükleri için yapılan tedviren görevlendirmeler:



-Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğüne Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Nevşehir Üniversitesi Rektörlüğüne Erciyes Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Bingöl Üniversitesi Rektörlüğüne Fırat Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğüne Fırat Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörlüğüne Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörlüğüne Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Batman Üniversitesi Rektörlüğüne İnönü Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğüne İnönü Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Iğdır Üniversitesi Rektörlüğüne Kafkas Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Ardahan Üniversitesi Rektörlüğüne Kafkas Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Bartın Üniversitesi Rektörlüğüne Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Bayburt Üniversitesi Rektörlüğüne Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Gümüşhane Üniversitesi Rektörlüğüne Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Hakkâri Üniversitesi Rektörlüğüne Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Şırnak Üniversitesi Rektörlüğüne Dicle Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Tunceli Üniversitesi Rektörlüğüne Fırat Üniversitesi Rektörlüğünün,

- Yalova Üniversitesi Rektörlüğüne Uludağ Üniversitesi Rektörlüğünün, tedviren görevlendirilmesi uygun görüldü.


13/8/2008

ARDAHAN HABER

h1

Hoca Spora'da El Atmış
Prof. Dr. Esfender Korkmaz: "Bu Yönetim, Beşiktaş'ın Gördüğü En Kötü Yönetimdir"

Akademisyen, Ekonomist, Gazeteci ve Siyasetçi Kimlikleriyle Bilinen Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Beşiktaş'ın Her Kesiminden Bugünkü Yönetim Kurulu'na Karşı Büyük Tepkiler Olduğunu ve Beşiktaş'ın Gördüğü En Kötü Yönetimin Bugünkü Yönetim Olduğunu Söyledi. 

Akademisyen, ekonomist, gazeteci ve siyasetçi kimlikleriyle bilinen Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Beşiktaş'ın her kesiminden bugünkü Yönetim Kurulu'na karşı büyük tepkiler olduğunu ve Beşiktaş'ın gördüğü en kötü yönetimin bugünkü yönetim olduğunu söyledi.

Akademik çevrelerdeki saygınlığının yanı sıra siyaset dünyasında da adından söz ettiren Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın Beşiktaşlılığı çok esiklere dayanıyor. 1940 yılında Ardahan'da doğan Esfender Hoca, çocukluğunun geçtiği Çıldır'da Beşiktaş ve Fenerbahçe olmak üzere iki takıma ayrıldıklarını, kendisinin her zaman Beşiktaş takımında top oynadığını belirtiyor. 1960 ihtilalinin ardından öğrencilik yıllarında İnönü Stadyumu gişelerinde görev yapan ve bu sayede Beşiktaş'ın maçlarını seyreden Prof. Dr. Esfender Korkmaz, yıllar sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde dekan olur ve yine İstanbul Üniversiteli akademisyenlerden oluşan Beşiktaşlılar Derneği'nin kurucuları arasında yer alır. Kars-Ardahan ve Iğdır Kalkınma Vakfı (KAI Vakfı) Kurucu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Mezun ve Mensupları Vakfı Başkanı olan Korkmaz aynı zamanda CHP'den İstanbul milletvekilliği yapıyor. Beşiktaş'a dair sorularımızın yanında, siyasetin spor üzerindeki etkilerini de konuştuğumuz Prof. Dr. Esfender Korkmaz, siyasilerin eğitim ve kültür anlamında iyi bir alt yapıya sahip olmadıkları için spora müdahale ettiklerini düşünüyor. İşte, Serencebey dergisinde yayımlanan Prof. Dr. Esfender Korkmaz röportajının ayrıntıları;



-İstanbul Üniversitesi Beşiktaşlılar Derneği'nin kurucu üyesisiniz. Taraftarlığın yanında Beşiktaş adına aktif olarak neler yaptınız?

Beşiktaş ile resmi ilgim, dönemin İktisat Fakültesi Dekanı rahmetli Prof. Dr. Akın İlkin'in 1988 senesinde beni kongre üyesi yapmasıyla başladı. O vesileyle birkaç kongreye de katıldık. Sonra aynı fakültede dekan oldum ve işlerimin yoğunluğu nedeniyle Beşiktaş'la çok fazla ilgilenemedim. Fakat her zaman kalben Beşiktaşlı oldum. Ayrıca Beşiktaş'la ilgili başka bir anım da şöyle; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 1. sınıf öğrencisiyken 1960 ihtilali oldu. 1960 ihtilalinden sonra stadyumların gişelerinin çalışanlarını ve denetleyicilerini üniversite öğrencileri yaptılar. Biz de o vesileyle çarşamba, cumartesi ve pazar günü olmak üzere haftada 3 gün İnönü Stadyumu'nda çalışmaya başladık. Dolayısıyla orada hem çalışırdım hem de Beşiktaş maçlarını seyrederdim. Diğer maçlarda işimi erkenden bitirir giderdim. Dolayısıyla öteden beri Beşiktaş'a, Siyah - Beyaz'a karşı bir tutkumuz var. Kulübün 100. yılında Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer Gülen, İstanbul Üniversitesi Beşiktaşlılar Derneği'nin kurulmasına öncülük etti. Ben de o derneğin kurucu üyelerindenim. Yani dolaylı yoldan da olsa Beşiktaş'la ilgimiz devam ediyor.

-İstanbul Üniversitesi'ndeki akademisyenler arasında taraftarlık belirgin bir şekilde hissediliyor mu?

Tabi hissediliyor. Akademisyenlerden bazıları özellikle futbolla çok yakından ilgileniyor. Bazıları da benim gibi çok fazla takip edemiyor. Çünkü benim üniversitede sadece akademik yaşamım değil, idari görevlerim vardı. Önce asistan temsilcisi oldum, sonra doçent temsilcisi oldum, fakülte yönetimine girdim, dekan yardımcısı oldum, sonra senatör oldum, dekan oldum ve rektör adayı oldum. Yoğun bir idari görevim vardı. Bu idari görevler nedeniyle çok fazla ilgilenemedim ama akademisyenler arasında maç sonuçlarına göre birbirine takılan arkadaşlarımız olurdu. Maçları kaçırmayan, zamanını ona göre ayarlayan arkadaşlarımız da çoktu. Dolayısıyla akademik ortam da dışarıdaki ortamın bir parçası.

-Türkiye'de siyasetin spora çok fazla etki ettiği konuşuluyor. Siyasetin içindeki bir isim olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siyasetin spora olan etkisi çeşitli dönemlerde değişmiştir. Aslında siyasetin etkisi yok, siyasilerin sporu kullanmaları söz konusu. Siyasiler sporu ve kulüpleri kullanarak oy toplamak istiyorlar. Bunun son örneğini futbol federasyonu seçimlerinde gördük. AKP uzun süre futbol federasyonunu ele geçirmeye çalıştı. Çok uğraş verdi. Bunlar siyasi iktidarın spora müdahalesidir. Bu durum spor camiasının moralini bozduğu gibi, spor alanında daha etkin, daha verimli insanların çalışmasını, federasyonların daha ileri gitmesini önlüyor. Çünkü siyasetin karıştığı spor ve kültür gibi alanlarda verimlilik düşüyor. Siyasetin araç olarak kullandığı her alanda etkinlik düşüyor. Dolayısıyla siyasi rant topluma zarar veriyor ve bir sosyal maliyet getiriyor. Spor, kültür ve bu gibi toplumsal değerlere, toplumu ilgilendiren konulara siyasi rant sağlamak amacıyla çok fazla müdahale edilmemesi gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konulara hiçbir zaman müdahale etmedik, etmeyi de düşünmüyoruz. Böyle olursa spor da, kültür de gelişir. Siyasetin bu alanların dışında kalması gerekiyor.

-Köşkte Beşiktaşlı Cumhurbaşkanı geleneği oluştu. Devletin en üst düzey yöneticileri Beşiktaşlı iken diğer kulüpler siyasetin etkisini daha aktif ve olumlu hissetti. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bence devletten ve siyasetten fayda görmemesi Beşiktaş'ın lehine bir durumdur. Çünkü devlet imkânlarıyla bir kulübün ayakta durması suni teneffüs gibidir. Bir kulübün kendi imkânlarıyla, kendi planı, programı çerçevesinde başarıya ulaşması, kendine kaynak sağlaması daha önemlidir. Onun için Beşiktaş için bu durum daha faydalı olmuştur. Çünkü Beşiktaş yalnızca kendine güvenir. Siyasilerden bir şey beklemez. Diğer kulüpler belki de siyasilerin desteği çekildiği zaman aynı başarıyı gösteremeyecekler. Siyasilerin imkânlarının kullanılması kulüp açısından doğru olmadığı gibi diğer kulüplere karşı da bir haksızlık unsurudur. Bu durumu az önce bahsettiğimiz konuyla bağdaştırabiliriz. Siyasetin tamamıyla bu işlerden elini çekmesi lazım. Bir insan bir kulübü sevebilir ama onu siyasi kimliğiyle karıştırmaması lazım. Tabi bizim siyasilerimiz o anlamda kültürel bir alt yapıya sahip olmadıkları için, eğitim ve kültür anlamında iyi bir alt yapı edinmiş olmadıkları için böyle müdahaleler oluyor.

-Hem CHP'li hem de Beşiktaşlı kimliğiyle ön plana çıkmış bazı isimler var. Tribünlerin tavrını da göz önüne aldığınızda iki kurum arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

Biliyorsunuz kulüpler aynı zamanda lobi oluşturuyorlar. Galatasaray Kulübü'nün, Fenerbahçe Kulübü'nün lobileri var. Bu lobiler aynı zamanda toplumda ayrıcalık sağlayan oluşumlardır. Mesela Galatasaraylılar içlerine kendilerinden başka kimseyi almıyorlar. GS Lisesi mezunu olanlar buna bir örnek. Orada toplumun üstünde bir lobicilik, bir ayrımcılık var. Bu Fenerbahçe'de de, Galatasaray'da da belirgin bir şekilde hissediliyor. Ama Beşiktaş öyle değil. Beşiktaş halkın takımı, tabana dayanan bir takım. Gücünü lobilerden deği